Türk Tarihinde İbrahim Yınal Bey Kimdir?

Ekranların yeni fenomen dizisi Alparslan Büyük Selçuklu ile Türk tarihi trend aramalar listesine girdi. Bu haftanın en çok arananlar listesinde Türk Tarihinde İbrahim Yınal Kimdir? sorgusu oldukça aranır oldu. Bizde sizler için trend listemize alarak sizler için Yınal Bey Kimdir? sorusuna cevap aradık ve sizler için bu makaleyi hazırladık..

Büyük Selçuklu Devleti Yınal Bey Kimdir?

İbrahim Yınal, Büyük Selçuklu Devleti’nin kurucuları olan Tuğrul ve Çağrı Beyler‘in anne bir kardeşidir. Selçuklu topluluklarının Horasan’a gelmesinden sonra Gazneliler ile başlayan mücadelelerde adından fazla bahsedilmemektedir.

İbrahim Yınal, Tuğrul Bey’in üvey kardeşidir. Selçuklular’ın kuruluş sürecinde ve sonrasında fazlaca hizmetleri olmuş, Merv’deki kurultaydan sonra da Tuğrul Bey’in hizmetine verilmiştir.

Nişabur ve Rey gibi devletin başlıca şehirlerini fethetmesinin yanında, Irak-ı Acem bölgesini ele geçirmiş ve Doğu Roma destekli Gürcü komutan Liparit’e karşı meşhur Pasinler Muharebesi’nden zaferle ayrılmıştır. Bunun yanında, Tuğrul Bey döneminde Anadolu’ya düzenlenen Türkmen akınlarını da idare etmiştir. Tüm bu gelişmeler, İbrahim Yınal’ın, devletin en güçlü simalarından birisi haline gelmesine sebep olmuştur.

Büyük zorluklarla, yaklaşık yarım asırlık bir süreçte bu noktaya ulaşmayı başaran Selçuklu ailesinin reisleri, bütün bu çabaların boşa çıkmaması adına birlikte kalmak için çok dikkatli hareket edip, kararlarını ona göre aldılar.

Kazandıkları zaferden sonra, yaklaşık bir ay içerisinde Merv’de büyük bir kurultay toplayan Selçuklular; Tuğrul Bey’i sultan ilan etmiş, yeni fetih politikalarını belirlemiş ve ülke topraklarının yönetimini birbirleri arasında paylaşmışlardır.

Yapılan paylaşıma göre; Çağrı Bey’e melik unvanıyla Merv merkez olmak üzere Horasan’ın doğusu, Musa Yabgu’ya ise Herat’tan itibaren Afganistan yönünde ele geçirilmesi kararlaştırılan topraklar verildi. Kalan hanedan üyelerine ise, bu üç liderden birine bağlı kalmaları şartıyla bazı topraklar verildi. Çağrı Bey’in oğlu Kara Arslan (Kavurd) Bey, Kirman’a tayin edilirken, diğer oğlu Alp Sungur Yakuti ise, İbrahim Yınal ile birlikte doğrudan Tuğrul Bey’in hizmetine verildiler.

Selçuklular’ın yönetim anlayışında, devletin bu ilk dönemine (Alp Arslan’a kadar sürecek olan) özel bir durum vardır. Tuğrul Bey sultan ilan edilmiş olsa bile, Çağrı Bey ve Musa Yabgu’ya; kendi adlarına hutbe okutmak, para bastırmak ve kendilerine has adamlar tâbi edinmek gibi alışılagelen geleneğin ötesinde çok geniş haklar verildi.

Buna göre, Tuğrul Bey çok az bir yetki farkıyla sultan ilan edinmiş bulunuyordu. Gösterdikleri hizmetin karşılığı olarak verilen bu yetkiler, üç liderin hayatıyla sınırlı kalmış ve Alp Arslan tahta oturduğunda merkeziyetçi bir yapı benimseyerek yetkileri tek elde toplamıştır.

Azerbaycan Genel Valisi İbrahim Yınal Bey

Dandanakan Savaşı’ndan sonra batıya yönelen Tuğrul Bey‘in emri altına girerek pek çok önemli başarı elde etmiştir. Rey ve Cibal bölgesindeki fetihlerinden sonra Azerbaycan Genel Valiliği’ne tayin edilmiş, buradan Doğu Anadolu’ya yönelik faaliyetlerde bulunmuştur.

Yınal Bey Pasinler Savaşını Kazandı

Bizans’a karşı Pasinler Savaşı’nı kazanmıştır. Daha sonra Tuğrul Bey’e isyan etmiş, ancak başarısız olmuştur. İlk isyanından sonra Tuğrul Bey tarafından affedilmiş ve sultan onu kendi yanında tutmuştur. Bu dönemde de başarılı faaliyetlerde bulunan İbrahim Yınal‘a Musul verilmiş, burada bulunduğu sırada Arslan Besasîrî ile irtibata geçerek ikinci kez isyan etmiş, zor da olsa Tuğrul Bey tarafından bertaraf edilmiştir.

Hakkında verilen bilgilerden sadece Tuğrul Bey’e karşı olan mücadelesini kaybetmiş olduğu anlaşılmaktadır. İbrahim Yınal, Büyük Selçuklular Devleti‘nin hızlı bir şekilde genişlemesi ve bu sayede bölgede önem kazanmasındaki en etkin kişilerden birisidir.

İbrahim Yınal’ın İlk İsyanı

Hem Türk geleneğine göre, hem de Merv’deki kurultayda alınan kararlara göre, İbrahim Yınal tarafından fethedilen topraklar kendisinde kalmalıydı ancak Tuğrul Bey, kendi hakimiyet sahasında merkeziyetçi bir yapı oluşturmak istediğinden olsa gerek, İbrahim Yınal’a idare etmesi için hakimiyet sahası değil, ikta vermekle yetinmiştir.

Çağrı Bey, Musa Yabgu ve Kara Arslan (Kavurd) Bey’e tanınan hakların aksine kendisine bu şekilde davranılması ve toprak isteklerinin geri çevrilmesi, İbrahim Yınal’ın içinde ister-istemez bir isyan ateşi körüklüyordu.

Doğu Roma İmparatoru IX. Konstantin Monomakos; Türkler’in, Doğu Roma sınırına dayanması üzerine Gürcü prensi Liparit komutasındaki büyük bir orduyu doğu sınırına gönderdi. Aynı dönemde İbrahim Yınal da, yurt istemek için Nişabur’da kendisine gelen Oğuzlar’ı, Anadolu’ya yönlendirmiş ve verdiği söze uygun olarak arkalarından harekete geçmiştir. Türkmenler, İbrahim Yınal’ın yönlendirmesiyle Doğu Anadolu’ya yayılmaya başlamıştır. Bu sırada Musa Yabgu’nun oğlu Hasan da emrindeki kuvvetlerle Van Gölü havzasına inmiş fakat burada Bizans askerlerinin pususuna düşüp şehit olmuştur. Bu olayın ardından Tuğrul Bey, İbrahim Yınal ve ve Kutalmış emrindeki kuvvetleri Doğu Roma’ya karşı savaşla görevlendirmiştir. 1048 yılında Pasinler yakınında meydana gelen savaşta Türk ordusu büyük bir galibiyet kazanarak, Gürcü prensi Liparit ile birlikte çok sayıda esir ve ganimet ele geçirmiştir.

İbrahim Yınal’ın İkinci İsyanı

Bu olaydan sonra bir süre sessizliğini koruyan İbrahim Yınal, Tuğrul Bey’in 1055 tarihindeki Bağdat seferinde yeniden sahneye çıkmış ve toprak konusundaki rahatsızlığını tekrardan belirtmeye başlamıştır. Başta Halife olmak üzere birçok kimsenin araya girmesi ya da Tuğrul Bey’in onu Musul valiliğine ataması, İbrahim Yınal’ın isyanını geciktirmiş ancak önleyememiştir. Tuğrul Bey, Nusaybin üzerine yürüdüğü sırada kardeşi İbrahim Yınal’ın (Fatımi desteği ile) tekrar isyan ettiği haberini almış ve yolunu değiştirmek zorunda kalmıştır. Eşi Altuncan Hatun, veziri Kündüri ve ordusunun bir kısmını Bağdat’a göndererek kardeşini elindeki az miktarda kuvvet ile takibe koyulmuştur. (Kasım/Aralık 1058)

Doğuya doğru ilerledikçe arkasına Türkmenler’i de katan, bunun yanında yeğenleri Ahmed ile Muhammed’in de desteğini alan İbrahim Yınal, epey güçlenmişti. Kendisinden önce Hemedan’a varan kardeşi Tuğrul Bey ile savaşa tutuşan İbrahim Yınal zafer kazanmış ve Tuğrul Bey’i kaleye çekilmek zorunda bırakmıştır. Tuğrul Bey, birkaç ay boyunca burada kuşatma altında kalmıştır.

Tuğrul Bey’in mağlup olduğu ve kaleye çekildiği haberi bir süre sonra Bağdat’a ulaşınca; Vezir Kündüri ve Altuncan Hatun yardım için Hemedan’a gitme kararı almış ancak bazı kimselerin şehirde, Besasiri’nin (Şii komutan) Bağdat’a yaklaştığı duyumunu yayması üzerine Kündüri gitmekten vazgeçmiş ve anlatılanlara göre Tuğrul’un üvey oğlu (Altuncan Hatun’un öz oğlu) Enuşirvan’ı tahta çıkarmaya çabalamıştır. Vezirin bu hareketi Altuncan Hatun’u sinirlendirmiş ve Altuncan Hatun, ikisini de tutuklatmak üzere harekete geçince, vezir ve hatunun oğlu şehirden kaçmıştır. Altuncan Hatun ise Bağdat’ta bulunan Oğuzlar’ı emri altında toplayıp, ihtiyaç olan teçhizatları yağma yoluyla ele geçirdikten sonra ordunun başında Hemedan’a doğru yola çıkmıştır.