Yaratılış Destanı
BİLİM

Tarih Türk Irkı ile başlar

TARİH TÜRKLERDE BAŞLAR…

TÜRK MİTOLOJİSİ UNSURLARI
Tarihin başladığı kavim olan, birçok medeniyete efendilik yapmış, çağ açıp çağ kapayan türk milleti ’nin geçmişten bu güne sahip olduğu kültürel birikimin yansımasıdır.

16.000 yıldır çağ açıp çağ kapatan bir ırkın ahvadıyız…

Türk mitolojisi hakkında yunan, roma, mısır ve diğer orta doğu mitolojilerinin aksine çok daha az bilgi ve kaynak vardır. Lakin hakkında bu kadar az bilgi sahibi olunan bir kültüre ait mitolojik unsurlar, diğer kültürlere ait mitolojik unsurların model aldığı, esinlendiği birer model olmuştur adeta.
Türklerin tarih sahnesine çıkışıyla beraber kültürlerine akseden bu unsurlar önce Sümerler vasıtasıyla orta doğu medeniyetlerine, oradan da eski yunan’a intikal etmiş ve bu medeniyetlere ait mitolojik unsurların kökeni olmuşlardır.

Türk mitolojisinin temel unsuru destanlar ve bu destanlarda bahsi geçen kahramanlardır…

Şimdi kısaca bu unsurlardan bahsedelim isterseniz;

Yaratılış Destanı;

Altay Türklerine ait olan bu destan, Türk ve insanlık tarihinin başlangıcını konu alan destandır.
Destanda, Tanrı Ülgen, kuşa dönüşerek suların üzerinde uçar ancak konacak bir yer bulamaz. Bunun üzerine gökten gelen bir ses Tanrı Ülgen ’e denizin içinden çıkan bir taşa konmasını söyler. Ülgen bu taşa konduğunda yerin ve göğün yaratılması gerektiğini düşünür ancak bunu nasıl yapacağını bilemez. Suların içinde yaşayan dişi ruh Ak-ene, Ülgen’e yaratılışı nasıl gerçekleştireceğini anlatır. Onun yardımıyla işe başlayan tanrı önce yeri, ardından göğü yaratmıştır. Ardından da dünyanın dengesini sağlaması için üç balık yaratır. Balıklar dünyayı alttan destekleyerek başı boş gezmesine engel olmuşlardır… Bu destan Sümerler’in yaradılış destanına model olmuştur.

Yaratılış Destanı
Yaratılış Destanı

Bozkurt Destanı;

Türk tarihinin en bilinen destanıdır Bozkurt destanı. Yenilgiye uğrayıp katledilen Türk toplumundan geriye kalan iki kardeşin bir Bozkurt tarafından emzirilip yetiştirilerek Türkleri yeniden bir bayrak altında toplamasını konu alır. Romalıların başlangıcı kabul edilen Romus Romulus hikayesine model olmuş destandır.

Bozkurt Destanı
Bozkurt Destanı

Ergenekon Destanı;

Bilinen ve kabul edilen en önemli en büyük destandır, Ergenekon Destanı. Düşmana yenilerek dağılan türk toplumu göç eder. Gök Tengri ‘nin gönderdiği kutsal bir kurt Türklere kılavuzluk eder ve onları verimli toprakları olan, etrafı dağlarla çevrili büyük bir ovaya götürür.
Bir zaman sonra Türkler bu ovaya sığmaz olurlar. Bu kez bir kurt onlara etraflarını çeviren dağlardan birisinin madenden oluştuğunu gösterir ve demirciler bu dağı eritirler. Halk ovadan çıkar ve tekrar bozkırların egemenliğini ele geçirdiklerini tüm bozkır halklarına duyururlar. Bu güne nevruz adı verilir.

Ergenekon Destanı
Ergenekon Destanı

 

Türeyiş Destanı;

Her Türk kabilesinde bulunan farklı destanlar vardır. Oğuzlar ’a ait ortak türeyiş destanı ise; Türk Hakanı ’nın Gök Tanrı tarafından gönderilmiş dişi bir kurt ile çiftleşmesi neticesinde Türk soyunun oluştuğudur. Bu hikaye diğer Türk boylarında da benzerlik taşır.

Türeyiş Destanı
Türeyiş Destanı

Kırk kız Destanı;

Kırgız Türkleri’ne ait türeyiş destanıdır. Bu destana göre kutsal bir gölün suyundan gebe kalan kırk kız, ilk Kırgızları dünyaya getirir… Bu efsaneye göre; “Sağın Han” adlı bir kazak hükümdarı bir sabah erkenden, kırk cariyesi ile beraber gezmeye çıkmıştır. Henüz güneş doğmamıştı. Bir ırmağın kenarına gelirler. Irmağın üzerine semanın nur sütunu indiği için, suları gümüş gibi parlaktı. Kızlar suların güzelliğine meftun olarak parmaklarını ırmağa daldırırlar. bu temas neticesinde hepsi gebe kalır. hükümdâr, bunların hepsini bir dağa sürgün eder. orada bunların nesli çoğalarak “kırgız” kavmini vücûda getirirler.

 

Göç Destanı;

Uygur Türkleri ’nin ulusal kimliğinin oluşumuna ışık tutan destan Göç Destanı, bir Uygur destanıdır. Uygur Türklerinin ulusal birliğini koruyan tılsım bozulunca yurtlarını bırakarak güneybatıya doğru nasıl ve neden göç ettiklerini konu edinir.

Şu Destanı;

Türkmen adı’nın kökeni olan saka-iskit Türklerine ait destandır. Şu destanı, MÖ 330-MÖ 327 yıllarındaki olaylarla bağlantılı olan eski bir Türk destanıdır. Bu tarihlerde Makedonyalı İskender, İran’ı ve Türkistan’ı istilâ etmişti. Bu dönemde Saka hükümdarının adı Şu idi. Bu Destanda Türklerin İskender’le girdikleri mücadeleleri ve geriye çekilmeleri anlatılmaktadır.

Türk Irkı Varolsun
Türk Irkı Varolsun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Stephen Hawking Hakkında Gerçekler

8 Ocak 1942 doğumlu Stephen Hawking, doğum gününü 300 yıl önce ölen astronom ve fizikçi Galileo Galilei'nin ölüm günüyle paylaştı....

Kapat