Sigmund Freud Kimdir?

Psikanalizin Kurucusu, Dünyanın En Ünlü Psikologlarından Biri: Sigmund Freud ‘tur. Peki Freud Kimdir? Freud’un Bilim Dünyasına Katkıları Nelerdir? Freud hakkında bilinmeyenler ve daha fazlası.

Histeri ‘yi derinden inceleyerek, hipnoz ile bir çok duygunun yeniden hatırlandığını hatta, kontrol edildiği iddiası ile tıp dünyasında bir sarsıntı yaratmış olan Freud, Histeri’nin cinsellik ve libido ile ilişkisi olduğunu savunmuştur.

Avusturyalı nörolog. Kişiliğin 5 farklı dönemden geçerek geliştiğini öne süren psikanalitik kuramın kurucusudur. Sigmund Freud, Bir psikoterapi tekniği olarak psikanaliz, hastaların zihinsel süreçlerinin bilinç dışı unsurları arasındaki bağlantıları ortaya çıkarmaya çalışmıştır.

Freud Kimdir?

Sigmund Freud , 6 Mayıs 1856’da Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nda, Pribor’da doğdu. Sigmund Freud’un, kendisinden yirmi yaş büyük iki üvey abisi ve kendinden yaşça küçük yedi kardeşi vardı. Babası Jacob Freud, ekonomisi ailesini geçindirmeye yetmeyen bir yün tüccarıydı. Freud henüz 4 yaşındayken ekonomik nedenlerden dolayı ailesi ile birlikte Viyana ya taşınmıştır.

Sigmund Freud Ailesinin Altın Yumurtlayan Tavuğu oldu.

Sigmund Freud ve Freud Ailesi
Sigmund Freud ve Freud Ailesi

Lisede öğrendiği Latince, Fransızca ve İngilizce’nin yanı sıra kendi kendine İbranice, İspanyolca ve İtalyanca da öğrendi. Ailesi küçük yaştan itibaren onun gelecekte başarılı biri olacağını düşünüyordu. Bu yüzden evde kendi odası olan tek kişi Sigmund Freud olmuştu. Goethe ‘den etkilendi ve Tıp fakültesine gitmeye karar verdi.

Goethe Kimdir? başlıklı yazımızı okuyarak Goethe hakkında meraklarınızı giderebilirsiniz.

Yahudi bir aile yapısına sahip Freud’un yaşadığı dönemde Viyana’da Yahudi düşmanlığı söz konusuydu. Üniversite yıllarında sosyal çevresinden dışlanan Freud kendisini adeta bir laboratuvarın içine hapsetti. Fizyolojist Brücke’nin laboratuvarında anatomopatoloji ve insan sinir sistemi üzerine araştırmalar yaptı.

Freud Kimdir?
Freud Kimdir?

Freud Eğitim Hayatı

Viyana’daki ortaokuldan mezun olduktan sonra (1873) Sigmund Freud fizyoloji ve nöroloji üzerine yoğunlaşarak Viyana Üniversitesi tıp fakültesine girdi ; 1881’de tıp derecesi aldı. (1882-85) Viyana’daki Genel Hastanede klinik asistanı olarak eğitim aldı ve nörolog Jean-Martin Charcot altında Paris’te (1885-86) çalıştı .

Freud’un Eserleri

Sigmund Freud’un hacimli yazıları arasında Rüyaların Yorumu (1899/1900)

Günlük Yaşamın Psikopatolojisi (1904)

Totem ve Tabu (1913)

Uygarlık ve Hoşnutsuzlukları (1930) 

Histeri ve Freud
Histeri ve Freud

Nasıl Tanındı

Freud psikanaliz tekniğini icat etmek ve geliştirmekle ünlüdür ; psikanalitik motivasyon teorisini, akıl hastalığını ve bilinçaltının yapısını ifade etmek için ; ve hem normal hem de anormal düşünce ve davranışlara irrasyonel ve büyük ölçüde gizli güçler tarafından yönlendirildiğini söyleyerek, insan doğasıyla ilgili bilimsel ve popüler kavramları ortaya çıkaran bir düşünceyi savunmuştur. 

1881’de tıp öğrenimini bitirdi ve ardından beyin anatomisi ve nöropatoloji alanında ünlü Dr. Theodor Meynert’in psikaytri kliniğinde asistan olarak çalışmaya başladı.

Yeni Bir İlaç Mı Yoksa Bağımlılık Mı?

Başarılı olmak ve para kazanmak ile ilgili büyük hırsları vardı. Bu hırsı yüzünden kokain ile ilgili araştırmalar geldiğinde bunun ne derece bağımlılık yapabileceği kısmını gözardı etmedi ve kokain bağımlısı oldu. Mektuplarında ve çalışmalarında kokainin rahatlatıcı etkisinden bahsediyor, güçlü bir anestetik ve ilaç olarak övüyordu. 

Freud ‘un Büyük Aşkı Martha ve Mektupları

Sigmund Freud, genç yaşında Martha Bernays ile tanışarak ona deli gibi aşık oldu. Ancak ekonomik sebeplerden dolayı sevdiği kadınla bir araya gelemedi. Parası olmadığı için çok uzun süre sadece mektupla görüşebildiği sevgilisine 900 ‘den fazla mektup gönderdiği söylenmektedir.

1882 yılında nişanlanmış olsalarda yine maddi sıkıntılardan dolayı 4 yıllık bir nişanlılık süreci geçirdikten sonra 1886 yılında Viyana da evlene-bilmişlerdi. Ayrıca Freud aynı yıl Viyana’da muayenehanesini açmıştır.

Freud ve Büyük Aşkı Martha
Freud ve Büyük Aşkı Martha

Sigmund Freud Hipnoz ‘a Yönelmiştir ve Hipnoz Çalışmaları Yapmıştır..

Evlilik öncesinde kazandığı bursu değerlendirmek üzere Paris’e giden Freud, burada Jean-Martin Charcot adlı ünlü nörologla çalışmaya başlamıştır. Kendi kitaplarında da övgüyle bahsettiği Charcot, dönemin çözülemeyen hastalığı histeri üzerine çalışmalar yapıyordu.

Hipnoz ile bu hastaları tedavi etmesi Freud’un çok ilgisini çekmişti. Burada edindiği tecrübeler onu ileride büyük keşifler yapmaya itecekti.

Histeri hastalığı hakkında merak ettiğiniz bilgileri Histeri Nedir? başlıklı yazımızı tıklayarak öğrenebilirsiniz, ayrıca Histeri hastalığı belirtileri ve histerik davranışlara dair öğrenmek istediğiniz bilgileri de yine Histrionik Kişilik Bozukluğu Nedir? Histerik Düşünce Nedir?  başlıklı makalemizi tıklayarak öğrenebilirsiniz.

Sigmund Freud Hipnoz ve Psikanalizi
Sigmund Freud Hipnoz ve Psikanalizi

Sigmund Freud’un  ve Psikanalizin Doğuşu

Günümüzde psikiyatri kliniklerinde ve tv film ve dizilerinde gördüğümüz, hastanın uzanarak yaşadığı travma yada olayları anlattığı o koltuk ‘un Freud ‘tan geldiğini biliyormuydunuz?

Freud ‘un Viyana’daki muayanesinde bir köşeye koyduğu divan (yatak) onun hastalarla daha rahat çalışmasını sağlıyordu. Hastalar böylece kendilerini rahat ve güvende hissediyordu.

Önceleri hipnoz ile birlikte eski tedavi yöntemlerinden olan elektroterapiyi de kullanan Freud, bir hastasının ısrarı sebebiyle “serbest çağrışım” yöntemine de başvurmuştur. Bu yöntem Freud’un ilk deneyimi olduğu için kendisini oldukça heycanlandırmıştır.

Sigmund Freud ve Hipnoz Divanı
Sigmund Freud ve Hipnoz Divanı

Dr. Josef Breuer ile Sigmund Freud ‘un Psikanalizi Keşfi

Dr. Josef Breuer ile olan yakın dostluğu Psikanalizi keşfetmesini sağladı. Günlerden birgün kendisi gibi Histeri ve Hipnoz üzerine çalışmalar yapan Dr. Josef Breuer ile “Anna O.” adındaki bir hastanın hikayesi üzerine konuşurlarken öğrendiği bilgiler doğrultusunda Anna O. her ikisi içinde psikoterapinin temelini atan vaka olarak ortaya çıkmıştır.

Breuer’dan tavsiyesi üzerine Freud, hastalarını konuşturmaya yöneldi. Ünlü divanına uzanan hastaların arkasına oturur ve yönlendirmeler yaparak hastanın sorununu çözmesine yardımcı olmaya başladı.

Günümüzde psikiyatri kliniklerinde çocukluğuna inme meselesi diyebiliriz yani :). Aynı dönem Breuer ile ortak makaleler yayınlamaya başladılar.

Babasının Ölümü Çöküşü Oldu

1896 yılında babası Jacob Freud’un ölümü ile sarsılan Sigmund Freud bunalıma girerek kendi kendini analiz etmeye başladı. Bu bunalım Freud için hem büyük yalnızlık, hem de büyük yaratıcılık içeriyordu. Rüya incelemeleri sonucunda ve hastalarına yaptığı analizlerin sonucunu kendine yaptığı analizlerle toparlayarak kitaplar ve makaleler yazmaya başladı.

En Büyük Tabu: Cinsellik

Babasının ölümü sonrasında Breuer’le nevrozların cinsel açıdan açıklanması konusunda ters düşerek yollarını ayırmışlardır. Sigmund Freud insan psikolojisinin temelinde cinsellik olduğunu düşünmüş ve savunmuştur.

Charcot’un hipnoz tedavisi sırasında bahsettiği “ikinci bilinç” kavramından yola çıkarak “bilinçaltı” kavramını bulmuştur. “Histerinin Cinsel Etiyolojisi” üzerine verdiği konferans onun hem mesleki hem de sosyal olarak yalnızlaşmasını sağlamıştır. Meslektaşları Freud ‘un bu tespitlerini sapkınca bulmuşlardı, ancak yanılıyorlardı.

Cinsellik ve Freud
Cinsellik ve Freud

Sigmund Freud; bilinçaltı kavramı, rüya analizleri ve tedavilerinden yola çıkarak 1897’de Oedipus Kompleksi, 1900’de Rüyaların Yorumu, 1901’de Günlük Yaşamın Psikopatolojisi kitaplarını çıkardı. 1899’da bitirdiği Rüyaların Yorumu kitabını yeni yüzyıla ait bir çalışma olarak gördüğü için 1 yıl sonra çıkardı. Ancak o dönem kitap beklediği etkiyi yaratmadı. Ama bugün değerlendirecek olursanız, kitap ufkunuzu ve düşüncelerinize yön verecek bir çok sırlarla dolu.

Freud Derneği; Psikanalizi Duyurmak..!

Freud’un hedefi psikanalizi dünyaya duyurarak psikaytri ve psikoloji alanlarında kullanımını yaygınlaştırmaktı. Ancak bununla birlikte Yahudi bir aileden gelmenin öğrenim yıllarında ve hayatının büyük bir bölümünde problemler yaşamasına sebep olmasının aynı şekilde psikanalizin bir Yahudi bilimi olarak görülerek önemsenmemesi düşüncesiydi.

Bu büyük korkusu gerçek oldu ve yeni yüzyılda ona inanıp ilgi gösterenler yalnızca Yahudiler oldu. Etrafındaki bu küçük topluluk için Freud bir dernek kurdu ve her Çarşamba, Freud’un muayenehanesinin bekleme salonunda toplanarak psikanalizi duyurmak konulu düşünceler içeren toplantı yaptılar.

Freud Derneği ve Amacı
Freud Derneği ve Amacı

Freud ‘un puro bağımlılığı vardı, günde 20-25 adet puro içiyordu. Her Çarşamba toplanan psikoloji grubunun haftalık tartışma konuları vardı. İlk haftanın konusu Freud’tan gelmişti ve konu puroydu.

Jung, Freud ile tanışmasının ardından Zürih’te “Freud Derneği” ‘ni kurdu. Bu Freud’un için  ilk adımıydı.  Jung, 1. Psikanaliz Kongresi’ne katıldı ve psikanaliz üzerine konferanslar vermek için Freud ile birlikte ABD’ye yolculuk etti.

Freud, Jung’ın her konuda kendisiyle aynı düşünmediğini fark etti ve 1914 yılında, “Sevgili Oğlum” dediği Jung ile yollarını ayırdı. Hayatındaki çöküşü başlatan her şey bu ayrılık ile başladı.

Sigmund Freud ve Kızı Sophia Freud
Sigmund Freud ve Kızı Sophia Freud

I.Dünya Savaşı Freud Ailesini Parçaladı

I.Dünya Savaşı, Sigmund Freud ailesini maddi olarak çöküntüye uğrattı. 1919’da kızı Sophie ‘yi kötü beslenme ve zatüre ‘ye yakalanarak yaşamını yitirdi. Bu ölüm, Freud için babasının ölümünden de kötü bir acı oldu.

Kızı öldükten sonra kendini çalışmaya verdi. Çalışmaları sonucunda yeni bir kuram ortaya çıkardı. “Haz İlkesinin Ötesinde: Yineleme Takıntısı ve Ölüm İç Güdüsü” 1923’teyse en çok bilinen kuramını ortaya koydu. “Ego ve İd”

Hitler Avusturalya’yı ve Freud ‘u İşgal Etti.

1923’te puro sevdası Freud’un çene kanseri olmasına sebep oldu. 16 yılı 33 ameliyat ile geçirdi ama yine Puro içmekten vazgeçmedi.

Bu esnada Almanya’da güç kazanan Hitler, Freud’un yazdığı her şey yasakladı ve yaktırdı. Hitler’i tarihte Yahudi düşmanı olarak tanıyoruz. Bir çok Yahudiyi canlı canlı yaktığını biliyoruz. 1938’de Hitler, Avusturya’yı işgal etti ve Freud’ u “evim” dediği Viyana’yı terk etmeye zorladı.

Yahudi Düşmanı Adolf Hitler Freud'un Peşine Düştü
Yahudi Düşmanı Adolf Hitler Freud’un Peşine Düştü

Hitler ‘den Kaçıp Londra ‘ya Yerleşti.

Hitler’in işgali sonrasında Viyana’dan kaçıp Londra’ya yerleşen Freud hastalığı yüzünden yoğun acılar çekse de taşındıkları evin bahçesinde ve ofisinde çalışmalar yapmaya devam etti.

Ötenazi Talebi ile Hayatına Son Verdi.

Puro alışkanlığından vazgeçmediği için  arkadaşı ve hekimi Max Schur ‘dan yüksek dozda morfin ile ötenazi talep etti. Kızı Anna Freud’un da onayını alan doktorun yüksek dozda morfin vermesi sonucu 23 Eylül 1939’da hayata veda etti.

Sigmud Freud ‘un Bilim ve Tıp Dünyasına Katkısı

Freud, psikoloji dünyasında deneysel olmamakla eleştirilmiştir. Bulduğu kuramları, kendisinde, ailesinde, arkadaşlarında ve bazı hastalarında denemesi dışında deneyleri olmadığı için Freud hakkında bir deneyci-gözlemci denilmemektedir.

Bugünkü psikiyatri ve psikoloji alanları için çok büyük temeller atmış olan Freud öncesindeki psikologların tamamı yalnızca davranışı takip edip gözlem yaptılar ve varsayımlara ulaştılar Freud ise duyduklarını analiz edip daha derine inmeyi başarmıştır.

Freud’un ofisi, mektupları ve çalışma dosyaları Viyana ve Londra ‘daki evlerinde hala durmaktadır. Viyana ve Londra ‘da Freud ‘un evleri Müze’ye çevrilmiş ve ziyarete açıktır. Eğer yolunuz düşerse yakından inceleme fırsatı bulabilirsiniz.

BakBuTREND

BakBuTREND en güncel bilgi platformu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.