Amasra - Bartın
SEYAHAT&YEME İÇME

Ölmeden Önce Görmeniz Gereken 10 Harika Yer

Baktığınızda güzelliklerinin kurgudan ibaret olduğunu düşündüğünüz bir çok yer var değil mi ? Bunlar arasında gerçek olamayacak kadar güzel adalar, dağlar, balta girmemiş yağmur ormanları, gözle görülmemiş antik kentler, hiç ama hiç gündeme gelmemiş tapınaklar tüm macera severlerin gitmeyi hayal ettikleri eşsiz yerlerdir. Bu yazımızda yer alacık listede  sadece yaz mevsiminde değil, istediğiniz her mevsimde seyahat edebileceğiniz yerlere yer verdik ve Ölmeden Önce Görülmesi Gereken Yerler listesine girmiştir.

Ölmeden Önce Görülmesi Gereken Yerler!

Gideceğiniz yer hem unutamayacağınız bir hatıra olarak kalsın hem de harcayacağınız paraya değsin istiyorsanız listemizde yer alan mekanlar tam da size göre. Dilerseniz, lafı daha fazla uzatmadan sizleri Ölmeden Önce Görülmesi Gereken Yerler listesi ile baş başa bırakalım.

10. Guyana – Roraima Dağı

Ucu bucağı bilinmez sisli şelalelerin, vahşi doğa ile iç içe girmiş muazzam kayalıkların, sis bulutları ile tepesinin dahi görünmediği bir yer hayal edin.. Buraya seyahat etmek istemezmiydiniz. Neden olmasın diye merak içinde olduğunuzu hisseder gibiyim.İşte Roraima Dağı tam size göre bir yer. Yerel halk dilinde Tepui yani Tanrılar Evi olarak telaffuz edilmektedir. Bazı inanışlara göre Mistik bir anlamı olan bu dağın yerel halkça bulutların arasında yaşayan tanrıların meskeni olduğu ve mitolojik tanrıların burada yaşadığı iddia edilmektedir. Roraima Dağı, esrarengiz görüntüsü ve  gizemli hikayeleri ile hayattayken görülmesi gereken listemiz arasında bulunmaktadır.

Tanrıların Evi - Roraima Dağı – Guyana

9. Leshan Dev Buda Heykeli

Çin’in en muhteşem heykellerinden olan Dev Buda heykeli, 90 yıllık bir inşaat süreci sonunda halka sunulmuştur. Min, Qinyi, Dadu isimli üç nehrin kesiştiği noktada yer almaktadır. 71 metre yükseliğe sahip olan heykelin bir parmağı yaklaşık 3 metredir.

Leshan Dev Buda 71 metre yüksekliğindeki taş heykeli. Tang Hanedanlığı döneminde (M.S. 713 - M.S. 803) yapılan eser, Maitreya'yı tasvir eder. Çin'deki Sichuan eyaletinin güney kesiminde, Leshan şehri yakınlarında bulunan Minjiang, Dadu ve Qingyi nehirlerinin kesişme noktasında uzanan bir uçurumun yüzeyine oyulmuştur.

Leshan Dev Buda 71 metre yüksekliğindeki taş heykeli. Tang Hanedanlığı döneminde (M.S. 713 – M.S. 803) yapılan ir esermiş ve Maitreya’yı temsil etmekteymiş, Çin’deki Sichuan eyaletinin güney kesiminde, Leshan şehri yakınlarında bulunan Minjiang, Dadu ve Qing ‘yi nehirlerinin kesişme noktasında uzanan bir uçurumun yüzeyine oyulmuştur.

8. Tanah Lot Tapınağı

Okyanusun ortasında yemyeşil bir adada yerleşen Tanah Lot tapınağı, adeta suyun üzerinde yüzüyor desek yeridir. Sizlere hem gizemi hem de mistisizmi bir arada yaşatacak olan ada, hem turistlerin hem de yerel halkın sık sık ziyaret ettiği yerlerdendir.Bali’de bir kaya oluşumu Denpasar ’a yaklaşık 20 kilometre uzaklıktadır. Günümüzde ibadethane olarak kullanılan bu yer kültürel açıdan turistlerin dikkatini çekmektedir.

Endonezya Tanah Lot Tapınağı
Tanah Lot Deniz Tapınağı, açık denizde yer aldığı için yıllar içinde  gel git etkisiyle şekillenen geniş bir kayalık üzerinde oturtulmuştur. Rivayete göre tapınağın 15. yüzyılda rahip Nirartha tarafından yapıldığı söylenmektedir.
Bali güney batı sahili boyunca, ip gibi dizilen yedi tane deniz tapınağı vardır. Tapınakların görüş açıları diğer tapınakları görmeye uygundur.

7. Yamagata – Japonya

Muhteşem jeolojik yapıların kar canavarlarını andırdığı Yamagata, ölmeden önce gidilmesi gereken yerler arasında bulunuyor. Aynı zamanda, burada yer alan volkanik dağ üzerinde yerleşen Zao Onsen kayak merkezi de Kar Canavarı olarak adlandırılmıştır.

YAMAGATA TÜRK PAVYONU, YAMAGATA, JAPONYA

Yaptığım araştırmalar doğrultusunda Japonya da gözüme çarpan bir şey bana yok artık dedirtti. Sahibi Türk mü bilmiyorum ama bu Japonya ‘nın bu eşsiz harika yerinde halis mulis YAMAGATA TÜRK PAVYONU adında bir pavyon bulunmakta. 🙂 şuan sizinde okurken – hadiii laannn dediğinizi duyar gibiyim 🙂 Evet ciddiyim tamda öyle 🙂

Türk Pavyonu Japonya

 

 

İşte birde siz yakından bakın Japonya Yamagata Türk Pavyonu 🙂

Japonya Yamagata Türk Pavyonu ‘nu sizler için en kısa sürede araştırıp Japonya Yamagata Türk Pavyonu yazılı linkte sizlerle buluşturacağım. 🙂

 

Sanki bir film sahnesinden fırlamış gibi duran bu yer şekilleri, kar üzerinde sürüne sürüne ilerleyen kar canavarlarını andırıyor.
Japonya’daki volkanik Zao Dağı’nda yer alan Zao Onsen kayak merkezi, “Kar canavarı” olarak da adlandırılan donmuş ağaç ormanlarını barındıran dünyadaki tek mekan.

6. Tsingy de Bemaraha – Madagascar

Taş Orman adı ile bilinen Tsingy de Bemaraha, yine jeolojik harikaların görüldüğü bir yerdir. Derin çatlaklardan oluşan nefes kesici manzaralar ve labirent şeklinde taş zirveler adayı dünyanın mutlaka görülmesi gereken yerleri arasına koymuştur.

Tsingy de Bemaraha – Madagascar
Tsingy de Bemaraha – Madagascar

Bildiğiniz üzere Fotoğrafçı Olivier Grunewald ilginç yerlere seyahat etmeyi çok seviyor. Bundan önce defalarca gittiği Madagaskar’a tekrar gitme nedeni de tam olarak bu doğal güzellik. Tsingy de Bemaraha’yı yani diğer adı ile Taş Orman’ı fotoğraflamak için adaya giden Grunewald, labirenti andıran taş zirveler ve derin çatlaklardan oluşan bu manzarayla dolu harika karelerle gittiği adadan geri döndü.

 

5. Key Gompa, Spiti – Tibet

4200 metre deniz seviyesinden yüksekliğe sahip olan Spiti nehrinin kenarında yer alan bu ada, Budist tapınağı olarak bilinmektedir. Hani çoğu filme konu olan o yürü yürü bitmeyen, 1000 merdiven falan çıkıp aradıkları gücü bulmaya çalışan o efsanevi o tapınak.  11. Yüzyılda kurulduğu bilinmektedir. 2000 yılında kuruluş yıl dönümü nedeniyle Dalai Lama da bu manastırı ziyaret etmiştir. Manastır şu an aktif olarak faaliyet göstermektedir.

Key Gompa, Spiti – Tibet
Key Gompa, Spiti – Tibet

Yukarıda da belirtiğim gibi denizden yüksekliği 4.200 metre olan Spiti nehrinin hemen kenarında kurulu olan bu tapınak Tibet Budistlerine ait. 11. yüzyılda kurulduğu günden bu yana keşişlere ev sahipliği yapmıştır. Manali’den Kali’ye yapılacak 210 kilometrelik bir otobüs yolculuğuna katlanabilen her ziyaretçiye de kapıları açık.

4.  Japonya – Ogasawara Volkanik Ada

Fotoğrafın sağ tarafında görebileceğiniz küçük kahverengi benek aslında orada bulunan Nishinoshima adasından geriye kalan küçük bir parça. Kasım 2013’ten bu yana püsküren lavlar sayesinde ada, normal büyüklüğünün sekiz katı kadar daha büyümüş ve 1,58 kilometrekare büyüklüğe ulaşmış.

Ogasawara Volkanik Ada – Japonya
Ogasawara Volkanik Ada – Japonya

Dünyanın başlangıcının bu noktadan başladığını iddia edenlere göre dünyanın en esrarengiz köşelerinden birisi. Özellikle 2013 yılından bu yana püsküren lavlar nedeniyle giderek büyüyen ada, şu an normal büyüklüğünün 8 katı büyüklüğe sahip.

3. Nagasaki – Hashima Adası

Nagasaki’nin 15 kilometre açığındaki insansız adayı yani yaşam belirtisi olmayan adayı James Bond serisinin Skyfall filminden hatırlayacaksınız. James Bond severler şimdiden – aa böyle bir yer varmıymış dedi bile.
Hashima Adası – Nagasaki
Hashima Adası – Nagasaki
Japonya ‘nın Hayalet Şehri 19. yüzyılın sonlarında su altındaki kömür madenlerine ulaşmak için kullanılmış bir adadır. Endüstriyel bir ülke olan Japonya için uzun süre önemini korumuştur. 1974 yılına kadar kullanılan kale görünümündeki Hashima Adası, sonraki dönemde tamamen boşaltılmış ve 2000’li yılların başında turistik amaçlı olarak tekrar hizmet açılmıştır.
Eğer James Bond gibi bir macera tutkunuz yoksa, günü birlik yapılan turlara katılarak bu ilginç yapıyı gezebilirsiniz.

2. Safranbolu – Karabük – TÜRKİYE

Safranbolu’da Karadeniz’in batısından esen rüzgar safranla karışmış kokusunu getirir tarihin. Antik çağlardaki haliyle İyonyalı tarihçi ozan Homeros’un İlyada Destanı’na “Paflagonya”olarak geçmeyi başarmış. Sayısız uygarlığa yurt olmuş, Anadolu’nun kuzey batısına doğru ilerledikçe insanı saran farklı havanın tam kalbinde duruyor Safranbolu.
Karabük Safranbolu
Karabük Safranbolu

Anadolu’da farklı bir doku olarak canlılığını koruyan bu ilçe binlerce yıllık tarihi ile günümüze taşıdıklarını sunarken üzerinden gelip geçen uygarlıkları birçok ögeyle bizlere hatırlatıyor. Barındırdığı tarihi eserler; coğrafi konumun getirisiyle, sahip olduğu doğal güzellikleriyle renklenip canlanıyor. Zamana sinen safran kokusuyla burada tarihin etkisinde kalmamak mümkün değil.

1. Amasra – Bartın

Amasra, Karadeniz bölgesinin batısında, Bartın İline bağlı bir İlçedir. Amasra’nın SESAMOS adı ile ilk kuruluşu M.Ö. 12. yüzyılda Fenikelilerin kıyılar boyunca koloniler kurması ile görülmektedir. Doğal limanların bulunması nedeniyle burada üstlenen Fenikeli gemiciler uzun süre ticari etkinlikler göstermişlerdir. Daha sonra Miletoslular, Kimerler, Lidyalılar, Makedonyalılar tarafından idare edilen Amasra’nın yeni baştan kurulması ve büyük kent görünüşü alması Prenses Amastrist zamanında olmuştur. Prensesin öldürülmesinden sonra sık sık el değiştiren şehri Romalılar, Bizanslılar ve Cenovalılar ellerinde tuttuktan sonra Fatih Sultan Mehmet 1460 yılında savaşmadan şehri teslim alarak Osmanlı topraklarına katmıştır.

 

 

Amasra - Bartın
Amasra – Bartın

Amasra Bedesteni, Antik Tiyatro, Akropol, Necropol, Yeraltı Çarşısı, İlkçağ Opus Revincium Rıhtımlar ve Dalgakıranlar, Bizans Dönemine ait Yıkık Kilise, Amasra Kalesi, Amasra’da Osmanlı hamamı kalıntıları, Amasra’da Bizans dönemine ait Kemere Köprü, Yeraltı Galerileri, Amasra Büyüktepe (İnziva) Mağarası, dünyada tek olan Roma dönemine ait Kuşkayası Anıtı, Kale ve üzerindeki armalar, Kilise (Fatih Camii), Chapel (Kültür Evi), Oyma Mağaralar ve Bedesten kalıntıları antik kentin görünen yüzleridir. 5000 kişilik Tiyatro, Forum, Şeref yolu, Yeraltı Çarşısı, akropol ve nekropol gibi bölümler toprak altındadır.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Yaprak Biti ve Çeşitleri
Yaprak Biti Nedir? Nasıl Kurtulunur?

Yaprak bitleri, bitki sularını emmek için yaprakların alt kısımlarında yoğun bir şekilde kümelenen küçük, yumuşak gövdeli, armut biçimli böceklerdir. Bitkiler...

Kapat