Kızılderili Kabileleri
TREND BİLGİLER

Kızılderililer Nasıl Katledildi?

Kızılderililer Nasıl Katledildi? Ne istediler o masum iyi kalpli insanlardan..

Amerikalıların tarihe kara leke süren istilası Kristof Kolomb’un ikinci seyahatiyle başlamıştır. Sefere yetki veren kraliyet emirlerinin talimatlarına göre bu yolculuk için Endülüs’teki en iyi gemilerin kullanılması ve bu gemilere bölgenin en deneyimli kılavuz ve gemicilerinin komuta etmesi yönündeydi. Sefere 1200’den fazla asker, denizci ve koloniciyi ve bir mızraklı süvari birliğiyle beş altı rahibi taşıyan 17 gemi katıldı. Yol üzerinde Kanarya adalarında başka yolcular da gemiye alındı: koyun, sığır ve keçilerle birlikte sekiz domuz da güverteye ve ambarlara yerleştirildi.

Kolomb’un Karayiplere ilk ayak basışının üstünden tam 21 yıl sonra, Hispaniola diye isimlendirdiği, çok kalabalık bir nüfusa sahip olan ada ıssız ama çok ıssız kalmıştı. Hintli (İngilizcede Hintli anlamına gelen Indian kelimesi, Kolomb’un Amerika’ya ayak bastığında Hindistan’a ulaştığını zannetmesinden dolayı bundan sonra Kızılderili anlamında da kullanılmıştır) demeyi tercih ettiği yaklaşık 8 milyon insan şiddet, hastalık ve sefaletten hayatını kaybetti. Hispaniola’da vuku bulanlar, biraz daha uzun bir zaman, yani tek bir insan neslinin ömrü kadar zaman almakla beraber yıkım 50 Hiroşima’dan fazlasına bedeldi. Hispaniola ise sadece bir başlangıçtı.

Ocak 1494’ün başında filo Kolomb’un Yenidünya’sının başkenti Isabella’yı kurmak için seçtiği Hispaniola’nın kuzey sahilindeki mevkiye vardı. Ancak gemiler yükünü boşaltır boşaltmaz mürettebat arasında hastalık patlak verdi ve kısa sürede gemidekilerden birinin hatırladığı gibi “sanki biz onların kardeşleriymişiz” gibi armağan olarak getirdikleri balık ve meyvelerle gemileri karşılamaya gelen yerlilere sirayet etti. Amiralin (Kolomb) tabibi birkaç gün içinde yerlilerin her yerde ölmelerine karşılık İspanyolların ancak üçte birinin hastalandığını kaydetmişti.

Doğar doğmaz ağzı kapanan çocuklar..

“Kızılderililer son derece sade, dürüst ve eli açık insanlar. Herhangi birinden sahip olduğu herhangi bir şey istenince hemen veriyorlar. Kötülüğün ne olduğunu hiç bilmiyorlar, çalmıyorlar, öldürmüyorlar.”
Amerika Kıtasında Ekim ayının ikinci pazartesi “Kolomb Günü”dür.
Şenliklerle, şölenlerle kutlanır..
Tıpkı bizim “İstanbul’u Fetih Günü” gibi..
Amerika üç gündür Kolomb Günü’nü kutluyor..
Bazı ülkelerde milyonlar çılgınca eğleniyor..

Peki kutlanan ne?
*. *. *

Arawak Kızılderilileri
Arawak Kızılderilileri

1492 yılında Cenovalı kaşif Kristof Kolomb’un Nina, Pinta ve Santa Maria gemileri Amerika kıyılarına yanaştığında onları Arawak kızılderilileri karşıladı..
Kızılderililerin inancında Tanrılar sakallıydı ve denizden gelmişlerdi…

Sakallı istilacıları görünce onları doğaüstü sandılar..
Yüzerek selamladılar..
Mısır, patates ikram ettiler..
Atları, iş hayvanları, demir silahları yoktu..
Ama kulaklarına ince altın süsler takıyorlardı..
İşte o altınlar sonları oldu..
*. *. *

Amerikanın Yerlisi - Arawak Kızılderilileri
Amerikanın Yerlisi – Arawak Kızılderilileri

Cristof Kolomb Kızılderililer ‘le ilgili ilk izlenimlerini İspanya Kraliçesine şöyle yazmıştı..

“Bu insanlar o kadar yumuşak başlı, barış sever ki, yeryüzünde bunlardan daha iyi bir ulus bulunmadığına Majestelerinizin önünde ant içebilirim. Komşularını kendileri kadar seviyorlar, konuşmaları son derece tatlı ve kibar, konuşurken hep gülümsüyorlar; gerçi çırılçıplak dolaşıyorlar ama davranışları terbiyeli ve övgüye değer”

Seyir defterine de şunları eklemişti.

“Onlara kılıçlarımızı gösterdik. Demir silahları ilk kez gördükleri belli. Kesmenin ne demek olduğunu bilmediklerinden, bazıları kılıçların keskin tarafını tutunca ellerini kestiler. Bu insanlar ne herhangi bir mezhebe bağlılar ne de puta tapıyorlar. Kötülüğü tanımıyorlar, birbirlerini öldürmeyi bilmiyorlar. Hiç silahları yok… Kızılderililer son derece sade, dürüst ve eli açık insanlar. Herhangi birinden sahip olduğu herhangi bir şey istenince hemen veriyorlar. Kötülüğün ne olduğunu hiç bilmiyorlar, çalmıyorlar, öldürmüyorlar. Komşularını kendileri kadar çok seviyorlar. Dünyada onlar kadar tatlı dilli insanlar yoktur. Her zaman gülüyorlar.”

Bir de not düşüyordu.

“Bu insanların çalıştırılması, ekin ekmesi, gerekli her işe koşulması ve bizim (Avrupalıların) gelenek ve göreneklerimizi benimsemesi gerektiği kanısındayım”
*. *. *

Kristof Kolomb İspanya Kraliçesine Kızılderililer Hakkında Ne Yazdı?
Kristof Kolomb İspanya Kraliçesine Kızılderililer Hakkında Ne Yazdı?

Ardından katliam başladı..
Sakallı yabancılar altın ve değerli taş aramak için köyleri yağmaladı, yakıp yıktı..
Yüzlerce kadını, erkeği ve çocuğu kaçırdılar..
Kadınlara kızlara tecavüz ettiler..
Direnen erkeklerin kulaklarını kestiler, kafa derilerini yüzdüler..
Gemilerine atıp köle olarak satılmak üzere Avrupa’ya götürdüler.
Kolomb’un 12 Ekim 1492’de San Salvador sahiline ayak basmasının üzerinden on yıl bile geçmeden bütün kabileler, yüzbinlerce masum insan yok edildi..

Tarihin Karalekesi Kızıldereli Soykırımı
Tarihin Karalekesi Kızıldereli Soykırımı

Ardından akın akın geldiler..
Tüm Amerika Kıtasını cehenneme çevirdiler..
Katliamlara papazlar da katıldı..
Katolik olmayı kabul etmeyen Kızılderili şamanları ayaklarından asılarak canlı canlı yakıldı..
Kolomb Amerika’ya vardığında dünya nüfusunun 5’te biri kızılderili idi..
Sayıları 70 milyonu geçiyordu..
1492’den bugüne sadece 2 milyon kaldılar..
*. *. *

Amerikanın Kara Lekesi Kızılderililerin Soykırımı
Amerikanın Kara Lekesi Kızılderililerin Soykırımı

Dünya tarihinin en büyük soykırımını yapan Avrupalı istilacıların bu katliamı kitaplara şöyle yansıdı;

İspanyollar; “İstilacılar her geçen gün daha kibirli oluyordu.. Aceleleri varsa yerlilerin sırtına biniyorlardı.. İspanyolların canavarlığı sınır tanımıyordu..
Bir gün ikisi de birer papağan taşıyan iki yerli çocuğa rastlayan iki papaz, papağanları aldılar ve sırf zevk olsun diye çocukların kafasını kestiler.”

Las Casas; “Ben Küba’da iken üç ayda yedi bin çocuk öldü. Acıdan çılgına dönen bazı anneler bebeklerini nehirde boğuyorlardı… Böylece erkekler madenlerde, kadınlar ağır çalışma içinde ve çocuklar da süt bulamadıkları için ölüyordu.. Bu kadar büyük, güçlü ve verimli topraklar kısa sürede boşaldı. İnsanlığa o kadar yabancı olan tüm bunları kendi gözlerimle gördüm ve şimdi bile yazarken ürperiyorum.”

Las Casas; “Tanrı’nın hususi takdiri ile savaştan kaçan Kızılderililerin tamamına yakını çiçekten öldürdük. Tanrı topraklarımızı temizledi”

Massachusetts Körfezi Kolonisi’nin ilk valisi John Wintrop; “Kızılderilileri yakıyorduk.. Onları böyle ateşte kızarırken ve bu ateşi söndüren kan gölünde görmek korkunç bir manzaraydı. Çürüyen cesetler ve bunlardan yayılan koku berbattı fakat zafer tatlı bir fedakarlık gibiydi..  Bizlere olağanüstü yardımlarda bulunarak bu kadar gururlu ve kibirli bir düşmanı elimize düşüren, bu kadar çabuk bir zafer bahşeden Tanrı’ya şükranlarımızı sunarız.”

Plymouth Kolonisi’nin Valisi William Bradford; “Kızılderililerin hamal olarak kullanılmasını kınamıyorum. Ancak bir adamın bir domuza ihtiyacı varken 20 tane öldürüyordu. 4 Kızılderili’ye ihtiyaç duyduğunda bir düzine alıyordu. Metreslerini omuzlarda taşınan hamaklar içinde fakir Kızılderililer’e taşıtan birçok İspanyol vardı. Bu uygulamalar esnasında yerlilerin maruz kaldığı kötü muameleler, zararlar, soygunlar, haksızlıklar ve büyük kötülüklerin sayılması istense bunun sonu gelmez. Çünkü onlar için Kızılderilileri öldürmek, yararsız hayvanları öldürmekle birdi.”

Kızılderili Kabileleri
Kızılderili Kabileleri

Cieaze de Leo; “Kızılderililerin eğer altını yoksa çocuklarını satarlardı. eğer çocukları da kalmamışsa kendi hayatlarını verirlerdi. Bu haraçları veremediklerinden ötürü Kızılderililer işkence acıları altında ya da gaddarca zindanlarda öldürülürdü. Zira İspanyollar onlara hayvani bir vahşilikle muamele ediyor ve onları hayvandan daha aşağı görüyorlardı.. Kızılderililerin cesetleri köpeklerin önüne yem olarak atılıyor, vücutlarından yaralara iyi gelebilecek bir yağ üretiliyordu. Kızılderili kadınlar sıra hâlinde direk ve ağaçlara, çocukları da onların ayaklarına asılıyordu.”

Papaz Motolinia; “Sırf eğlence olsun diye, kadın erkek demeden yerli halkın ellerini, burunlarını ve kulaklarını kesip kopardıklarını ve bunun bölgenin değişik yerlerinde defalarca tekrarlandığını kendi gözlerimle gördüm.
Memeden kesilmemiş bebekleri annelerinin göğsünden alarak onları en uzağa fırlatma konusunda birbirleriyle yarıştılar.”

Bartolome de Las Casas; “Askerler pek çok Kızılderiliyi uykularında öldürdüler. Annelerinin göğüslerinden çekilip alınan bebekler anne-babalarının gözleri önünde kılıçla parçalanıyor ve bebeklerin parçaları ateşe atılıyordu. Kundaktaki bebekler beşikleri içinde parçalanıyor, kafaları eziliyor, en taş yürekli adamın bile vicdanını sızlatacak bir vahşilikle öldürülüyorlardı.. Bazı bebekler nehre atıldı, onları kurtarmak için anne ve babaları da suya atladı. Ama askerler ne çocukların ne de anne-babaların sudan çıkmalarına izin vermediler, hepsi boğuldu.”

David de Vries; “Kızılderili kadınları çocukları doğduğunda elleriyle onların ağzını kapatırlar..
Nefes alması için ellerini bir süre çekip, bebeğin tekrar ağlamasına fırsat vermeden aynı hareketi tekrarlarlar. .
Ağlamamak, gözlerini dünyaya açan bir Kızılderilinin aldığı ilk derstir..
Beyaz adamdan kaçarken, kucaktaki bebeğin ağlaması her şeyin sonu demektir..
Dersini iyi alamayan bir bebeğin çıkaracağı ses, kurşun yağmurundan ölmek demektir.

Amerika Kıtası bugünlerde “Kolomb Günü” nü kutluyor..
Şenlikler, şölenler yapılıyor..
Milyonlar çılgınca eğleniyor..
Kolomb’tan bu güne 524 yıl geçti..
524 yılda 70 milyondan fazla insan katledildi..
Bir kültür yok edildi..
Beyaz adamın bu eğlencesi(!), Kızılderililer’in sonu oldu..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
14 Şubat Sevgililer Günü Hediye Fikirleri
14 Şubat Sevgililer Günü için En Trend Hediye Listesi

Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü sanırım herkes ne alacağına çoktan karar vermiş olmalı? Ne hediye alacağınıza karar verdiniz mi ya...

Kapat