Göbeklitepe Hikayesi Şaşkına Çeviriyor

Göbekli Tepe, Şanlıurfa il merkezinin 18 km kuzeydoğusunda yer alan, Örencik köyü yakınlarında bulunan dünyanın bilinen en eski kült yapılar topluluğu olarak bilinmektedir. Bu yapıların ortak özelliği, T biçimindeki 10-12 dikilitaşın yuvarlak planda dizilmiş, aralarının ise taş duvarla örülmüş olmasıdır. Bu yazımızda Göbeklitepe Hikayesine değineceğiz.

Milattan önce 10 binli yıllarda inşa edildiği bilinen ve tarihteki en eski ibadet merkezi olan Göbeklitepe nerede diye merak edenler için söyleyelim: Bu tarihi yapı, Şanlıurfa’ya bağlı Örencik köyü civarındaki Tek Tek Dağları‘nın eteğinde bulunuyor. İnşasından yaklaşık 1000 yıl kadar sonra üstü kapatıldı. 1995 yılından beri ise arkeolojik kazılarla tekrar gün yüzüne çıkarılmaya başlandı.

Göbeklitepe Hikayesi

1983 yılında tarlasını süren bir çiftçi, toprak altında oymalı taş buldu. O dönem nedeni bilinmeyen şekilde hafife alınan ve fazla önemsenmeyen bu bulgunun önemi, ancak 1995’te anlaşıldı.

Şanlıurfa Müze Müdürlüğü, Alman arkeolog Harald Hauptmann danışmanlığında bir kazı çalışması başlattı. Sıradan arkeolojik kazılardan biri gibi sanılan bu çalışma, zamanla tespit edilen ögelerle insanlık tarihi hakkında bilinenleri değiştirdi.

Tespit edilen heykeller, simgeler, taşlar, çizimler, 3 boyutlu oymalar iyice dikkat çekmeye başladı. Çalışmalar uzun yıllar devam etti ve her gelişme, arkeoloji dünyasında ve bilim dergilerinde büyük yankı uyandırdı. Bölgeyi görmek isteyenler ve gelişmeleri takip edenler arttı. 2008 yılında The Guardian gazetesinin attığı “Arkeologları sersemleten kazı alanı” başlığı, bölgedeki durumu özetliyordu.

Sümer Uygarlığı (MÖ.4000): Dicle ve Fırat
Mısır Uygarlığı (MÖ.3500 ): Nil Nehri
Maya Uygarlığı (MÖ. 2600): Güney Amerika
Hint Uygarlığı (MÖ.2500): İndüs Irmağı
Çin Uygarlığı (MÖ.1500): Sarı Irmak

Bu kronolojiye bakıldığında insanlık tarihinde ilk uygarlık olarak bilinen Sümerler’den bile 7 bin yıl önce ortaya çıkan Göbeklitepe’nin önemi daha iyi anlaşılabilir.

Göbeklitepe Nerede, Neden Önemli ?

Göbeklitepe Arkeolojik Alanı, Şanlıurfa kent merkezinin 18 kilometre kuzeydoğusunda, Örencik Köyü yakınlarındadır. Alan 1963 yılında, İstanbul ve Chicago Üniversitelerinin ortaklığıyla gerçekleştirilen bir yüzey araştırması sırasında keşfedilmiş ve  “V52 Neolitik Yerleşimi” olarak tanımlanmıştır. Alanın gerçek değeri, 1994 yılından sonra başlatılan kazı çalışmaları ile ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu çalışmalar sonrasında, Göbeklitepe’nin 12000 yıl öncesine uzanan bir kült merkezi olduğu anlaşılmıştır.

Çapları 30 metreyi bulan yaklaşık 20 yuvarlak ve oval yapının ortasında 2 adet “T” biçimli, 5 metre yüksekliğinde, kireçtaşından bağımsız sütun yer almaktadır. Yapıların iç duvarlarında da daha küçük sütunlar bulunmaktadır. Göbeklitepe ile ilgili bahsi geçen bilimsel veriler, arkeoloji çalışmalarında neolitik dönemle ilgili kuramsal çerçevenin ve tarihlendirmelerin yeniden değerlendirilmesini gerektiren önemli bilgiler vermektedir. Göbeklitepenin, konumu, boyutları, tarihlendirilmesi ve yapılarının anıtsallığı ile Neolitik dönem için ünik bir kutsal alan olduğu anlaşılmıştır. Alan, 12000 yıl boyunca doğal çevresi içinde dokunulmadan kaldığından önemli arkeolojik buluntu vermektedir.

Göbeklitepe Mısır Pramitlerinden Daha Önce Yapıldı

Göbeklitepe Mısır piramitlerinden 7 bin 500 yıl daha önce yapıldı. Yerleşik hayata geçişlerin ilk izleri için büyük bulgular barındırıyor. Çünkü yerleşik hayatı simgeleyen ve tarıma işaret eden buğdayın ilk izleri Göbeklitepe’de bulundu.

Dinler tarihini de etkileyen Göbeklitepe, bilinen ilk ibadet merkezi. Neolitik dönemde inşa edilen yapı, yeryüzündeki ilk inanç merkezi olmasının ve buğday kalıntılılarının yanında büyük kaya parçalarının şekilli bir biçimde buraya taşınmasından ötürü, yerleşik hayatın ilk dönemlerinin başlangıcı olarak kabul edildi. 1995’te Göbeklitepe izleri bulunmadan önce insanların o çağda avcılık, toplayıcılık yapıp göçebe yaşadığı tahmin ediliyordu.

 

Göbeklitepe’de yerleşik hayata geçilmesinin kanıtlarından biri buğday olsa da, diğer sebebinin dini merkezde toplanma ritüeli olduğu düşünülüyor. Kazı ekibinin başkanı Klaus Schmidt‘e göre Göbeklitepe’deki insanlar kalabalık toplulukların ibadet merkezine yakın olma arzusu nedeniyle yerleşik hayata geçti ve topluluğun ihtiyaçları doğrultusunda tarıma başlandı.

Büyük bir organizasyon ve hayal gücünün eseri olan Göbeklitepe, bu büyüklükteki en eski anıt ve ilklerin ötesinde, birçok anlamda tarihin sıfır noktasını oluşturmaktadır. İnsanın avcı toplayıcı olarak yaşamını sürdürdüğü bir dönemde, ileri düzeyde mimarlık gerektiren tapınaklar inşa etmesi tüm dünyada şaşkınlık yaratmıştır. Tarih öncesi insanın inanç dünyasını yansıtan, animist figürlerle zenginleştirilmiş tapınaklar Göbeklitepe’yi arkeoloji tarihinin en önemli keşiflerinden biri olmasını sağlamıştır.

Kuşkusuz bu etkileyiciliğinin yanı sıra, kazılarda tarih öncesi yaşama dair elde edilen her türlü veri ve bilimsel sonuç insanlık tarihi açısından da büyük önem taşımaktadır.

 

Yerleşim ve tarım kavramlarından çok uzak olan avcı ve toplayıcı insan toplulukları zamanında, şehir hayatına henüz geçmeden inşa edilen ilk tapınak olan Göbeklitepe, son yılların “en büyük arkeolojik keşfi” olarak gösterilmektedir. Yaklaşık 12 bin yıl öncesinde nasıl tasarlandığı hala cevap bulamayan tapınak, Mısır Piramitleri’nden ve İngiltere’deki Stonehenge’den yaklaşık 7 bin 500 yıl önce inşa edilmiş olmasıyla da tüm dikkatleri üzerine çekmektedir.

Yeri: Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Şanlıurfa

Koordinatları: 38º 55′ 24” Doğu, 37º 13’ 24” Kuzey.

Kriter: (i), (ii), (iv)

Kategori: Kültürel

Kaynak: Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları Müzeler Genel Müdürlüğü ve Göbeklitepe Kazılarının Sponsoru Doğuş Grubu verilerinden derlenmiştir.