Frekans nedir ve neden önemlidir?

Frekans, akımın bir saniyede yön değiştirme hızıdır. Uluslararası bir ölçü birimi olan hertz (Hz) cinsinden ölçülür; 1 hertz saniyede 1 döngüye eşittir. Alternatif akım (AC) frekansı, bir AC sinüs dalgasında saniye başına döngü sayısıdır.

  • Hertz (Hz) = Bir hertz saniyede bir döngüye eşittir.
  • Döngü = Alternatif akımın veya gerilimin tam bir dalgası.
  • Yarım döngü = Bir döngünün yarısı.
  • Dalga boyu = Bir dalga biçiminin tam döngüsünü oluşturmak için gereken zaman.

Frekans nedir ve neden önemlidir?

En basit şekliyle frekans, bir şeyin ne sıklıkla tekrar ettiğidir. Elektrik akımı durumunda ise frekans, bir sinüs dalgasının pozitiften negatife bir döngüyü tekrar etme veya tamamlama sayısıdır.

Bir saniyede ne kadar çok döngü olursa frekans o kadar yüksek olur.

Frekans ve İnsan

Günümüzde evrende bulunan her şeyin farklı frekanslarda titreşen enerjiden meydana geldiği çoğu bilim insanı tarafından kabul ediliyor. Peki frekans hakkında neler biliyoruz. Frekansın kelime anlamı birim zamandaki titreşim sayısıdır. Birimi ise Hertz (Hz) dir.

Geçmişten günümüze kadar birçok bilim adamı enerji ve frekans hakkında çalışmalar yapmıştır.
Nikola Tesla “Eğer evrenin sırlarını bulmak istiyorsanız enerji, frekans ve titreşim konuları üzerine düşünmeniz gerekiyor.” diyerek bilim insanlarını bu konularda araştırmalar yapmaya yönlendirmiş, Albert Einstein ise ‘’Her şey enerjidir ve her şey yalnızca bundan ibarettir. Sahip olmak istediğiniz gerçekliğin frekansına uyumlandığınızda artık yapacak bir şey yoktur. O gerçeklik artık size ait olur. Bundan başka bir yol yoktur. Bu felsefe değildir. Bu fiziktir.’’ diyerek bu konuda yapılacak diğer araştırmalara ışık tutmuştur.

  1. yy da biyolojik frekans hakkında yapılan araştırmalarla önemli sonuçlara ulaşılmıştır.
    Dr. Royal Rife (1920) ‘frekans jeneratörü’ nü geliştirmiş, değişik frekanslarla bazı kanser hücrelerini ve virüsleri tahrip etmeyi başarmıştır.
    Frekans jeneratörü 1977 yılında Alman Franz Morell ve Erich Rasche tarafından geliştirilerek biorezonans cihazı üretimi başlatılmıştır.

Bruce Tainio 1992 yılında dünyanın ilk ‘biyolojik frekans monitör’ünü icat etmiş ve insan vücudunun frekansını ölçmüştür.
Dr. Robert O. Becker 1998 yılında yayınlanan ‘The Body Electric’ kitabında insan sağlığı teşhisinde beden elektriğinden söz etmiş ve hastalıkların tespitinde elektrik frekanslarının önemine dikkat çekmiştir.

Yaklaşık 160 bin yıl önce ev edindiğimiz mağaraların duvarlarına resimler çizerek başladık yaşamaya. Korktuğumuz her doğal olayı, güneşi, ateşi, suyu tanrı edindik. Aklımız yettiğince düşündük; fikir edindik; “Dünya düz” dedik, farklı düşünenleri katlettik…

Ömrümüzü kısacık kılan enfeksiyonlardan bihaber, hastalıklardan mustarip olanları “lanetlenmiş”, hastalıklara çare bulanları “büyücü” diye taşladık, hatta kütüklere bağlayıp yaktık. Bilim bütün direnişlere rağmen zorluklar içerisinde emeklemeyi, yürümeyi ve koşmayı öğrendi.

Kendisini seven sevmeyen herkese el verdi. Kıyısından köşesinden biraz olsun bilime dokunanlarımız “bizi bize” anlattığı için gönlünü kaptırdı ona. Gökyüzüne, okyanuslara, kısacası tüm doğaya daha farklı bakar olduk. 

“Evrende yalnız mıyız?”“Benzer dünyalar var mı?”“Okyanusların derinliklerindeki, mikroskop altındaki sırlar nelerdir?”“Neden varız?” diye sorgulamaya başladık. Kimi sorguladıkça büyüdü, kimi sorguladıkça kayboldu. İ

nsanın doğasında sorgulamak var elbette… Bir türlü anlayamadık, yolumuzda doğrulara hasret ilerlerken seçilen ışık, bilim ise sorular yanıtlanır, tercih batıllık ise her gözlem, her fikir çarpıtılır.

Çarpıtmaların ardından çıkarlar, kapalı kapılar ardında dönen oyunlar, bilimsel değil filmsel hayata itiş, kandırmaca, aldatmaca… Derken biri uzayda, diğeri ülkesinden firarda, adaletin terazisi paramparça bir dünya…